HANDESCHANDE

Hakkımda




Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* BENİM GEZDİKLERİM
* evcini
* simiole
* devletsah
* eindhovenhavadisleri

Kategoriler


    Arkadaşlarım


    Sinek ve Anne

    Çok güzel bloglar var, hayatı olduğu gibi aktaran, ekstra romantiklik, kendini gösterme yok. Edebiyat mı bunlar bilmiyorum. Biz okudukça derinlikten mi sığlaşıyoruz anlamıyorum, ama ben sıfır gösteriş, kendi hayatımızı anlatan, esprili blogları çok seviyorum. Acaba ilerde bu bloglardan ünlü birileri çıkacak ve de diğer nesillere aktarılacak mı çok merak ediyorum.

    Sanırım, gerçekten sığlaşıyorum. Eskiden ağır konulu filmleri severken, şimdi romantik komedilerden etkileniyorum. Cameron Diaz Ashton Kutcher ikilisinin filmi çok eğlendirdi beni. Diyorum ki acaba anne hormonları mı salgılıyorum, yaşım geldi, evliyim, belki de annelik, çocuk olmasa da başlayan bir süreç, ortada bebek yok, ama ben gittikçe dönüşüyorum. Dizileri izleyip basit filmlere gülüp, piyasa kitapları birbirine tavsiye edip, teknolojiye biraz uzak ve de her konuda yüzeysel bişeyler söyleyip, araba kullanmanın üstünlük sayıldığı  dünyanın bir ferdi de ben mi oluyorum.

    Keşke, Kafka'nın dönüşümü sineğe değil de anneye versiyonuyla yazılsa, bende belki bişeyler katabilirim. Haa bu arada sinek diyince geçen gün sinek filmine denk geldim yılar öncesinin korku filmi şimdi komedi. Bir hayli açık sahneyi de içinde barındırdığını farkettiğim film, gerçekten bence biraz da Kafka'dan esinlenmiş bazı yerleri güldürürken düşündürücü, Nasrettin Hoca misali. Tam bu bağlamda, keşke çocukken etkilendiğim bütün filmleri baştan izleyebilsem dediğim anda  tvde India Joneslar yeniden başladı bence kaçırmamalı.

     

    Not: Gazetede haber var, Afrika'da sinek sokmasından ölen bir Türk vatandaşı. Ayrıca tüm annelerin anneler gününü burdan kutlamalı. 

     

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    Tarih: 13:01, 13/5/2008
    Yorum yaz

    merhaba

    Sevgili Hande,

    Yazılarınızın bir kısmını okuma şerefine eriştim.. Ve çok ilginçtir, çoğunda kendimden parçalar gördüm.. Ankaralı olmanın ortak noktaları mı acaba?

    Ve ebediyat mı bunlar diye sormuşsun.. Bir çoğununun (ki kendimi de bunlara dahil ediyorum) edebi niteliği yok.. Ancak çok yetenekli arkadaşlar da var aramızda.. Bunlar içise eşimin şöyle amiyane bir yorumu var: "blog köşelerinde sürtmemek lazım!" :)

    Daha çok paylaşım diyelim biz buna istersen.. Paylaşarak çoğalmak.. Bir yerlere ait olma hissi belki de.. Paylaşarak..

    Ha bir de değişim kaçınılmaz.. Sonunda Gregor Samsa gibi ölüm de olsa ;)

    hamiş: çok beğendim blogunuzu ve yazılarınızı.. onu da demeden gitmeyeyim bari :)

    Yazan: oyanindunlugu Tarih: 2008-05-13 16:05:05, 2008-05-13 16:05:05

    Bağlantı

    <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->